22 Nisan 2014 Salı

lise son sınıf öğrencisi şerife bugün toprağa verildi

  Turhalda evli ve bir çocuk babası 25 yaşındaki Harun Gür, tarafından başından vurularak öldürülen lise son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Şerife Ş. toprağa verildi.


Turhal'da bir mobilya mağazasında çalışan Harun Gür,
iddiaya göre kız arkadaşı Şerife Ş.'yi konuşmak için mağazaya çağırdı. Burada ikili tarafından bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Çıkan tartışmada Harun Gür, genç kızı tabancayla başından vurarak öldürdü.Olay yerinden kaçan Gür kullanılmayan harabe bir binada kendini asarak hayatına son verdi. Yaşanan olayın ardından Tokat Devlet Hastanesi morgundan yakınları tarafından alınan Şerife Ş'nin cenazesi Dere Mahallesinde bulunan baba evine getirildi. Burada genç kızın annesi Selma ile babası Hasan şen, yakınları tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Cenaze daha sonra dere camiine  getirildi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazına Turhal Belediye Başkanı Yılmaz Bekler'de katıldı.  Bu arada 4 çocuğundan birini kaybeden acılı baba Hasan şen, cenaze öncesi geçirdiği fenalık sonrası hastaneye kaldırıldı. Öğle namazının ardından cenaze dere mezarlığında toprağa verildi.

OKUL YASTA

 Turhal Kız Teknik ve Meslek Lisesi son sınıf öğrencisi olduğu öğrenilen Şerife Ş.'nin arkadaşları ise olayın ardından büyük şok yaşadı. Bu sabah saatlerinde okula gelen Şerife Ş.nin arkadaşlarının morelinin bozuk olduğu gerekçesiyle derslerinin iptal edildiği öğrenildi.  

21 Nisan 2014 Pazartesi

Bir kadın cinayeti de Turhal dan

  Bu gün saat 12.30 sularında yavuz selim mahallesi Dr. Nihat Gürkan caddesinde meydana gelen olayda bir mobilya mağazasında çalışan 25 yaşındaki Evli 2 çocuk babası Harun Gür şerife Ş (17) adlı kişiyle çalıştığı dükkanda buluştu Harun gür çalıştığı iş yerinin patronuna biraz dışarı çıkmasını kız arkadaşıyla önemli bir konuşma yapacağını söyledi. Dükkan sahibinin dışarı çıkmasıyla aralarında konuşma başladı çok geçmeden bilinmeyen bir nedenle münakaşa çıktı Harun gür belinde getirdiği ruhsatsız silahını çıkararak koltukta oturan genç kızın kafasına bir el ateş etti. Açılan ateş sonucu ağır yaralanan genç kız dükkan komşuları yardımıyla olay yerine gelen 112 acil  servis ile hastaneye kaldırıldı. Olayın faili Harun gür ise kaçtı.olayda ağır yaralanan şerife ş Tokat a sevk edilirken yolda yaşamını yitirdi. Olaydan sonra kaçan Harun gür ise celal mahallesinde bulunan kullanılmayan  bir binada kendini asarak yaşamına son verdi.Harun gür’ün yakınları olay yerine geldiğinde sinir krizleri geçirdi .meraklı vatandaşlar ise bulabildikleri deliklerden cep telefonları ile olayı görüntülemeye çalıştı.


12 Nisan 2014 Cumartesi

Mert'in katili tutuklandı

 
   Kars'ta 9 yaşındaki Mert Aydın'ın öldüren caninin, Kars nüfusuna kayıtlı 23 yaşındaki Aykut Balk olduğu açıklandı. Kars Valisi Eyüp Tepe, kaybolduktan bir gün sonra cesedi eski bir tabyanın içinde bulunan 9 yaşındaki Mert Aydın'ın katil zanlısının yakalanmasına ilişkin, "Mert'in babasıyla fail daha önceden tanışıyorlar. Aralarında alışveriş de var. Akrabalıkları yok" dedi. Vali Tepe, beraberindeki İl Emniyet Müdürü Ercan Çakmak ile Valilik makamında düzenlediği basın toplantısında, üzücü, yorucu ve stresli bir sürecin sonucunda kendilerini derinden yaralayan, başta Kars halkı olmak üzere bütün milleti derinden etkileyen, geçen pazar günü kaybolan ve sonrasında öldürüldüğünü tespit ettikleri Mert Aydın'ın failini yakaladıklarını söyledi. Mert Aydın'ın anne ve babasına, yakınlarına, Kars halkına ve millete başsağlığı dileyen Tepe, "Failin yakalanması bizim için teselli oldu. Yoksa Mert'imizi geri getirecek değiliz ama hakikaten bu zorlu sürecin mutlu sonla neticelenmesi bizi çok mutlu etti. Failin yakalanmasından son derece mutlu olduk" diye konuştu. - "Fail suçlarını itiraf etti" Kars polisine teşekkür eden Tepe, şunları kaydetti: "Fail, Kars nüfusuna kayıtlı 1991 doğumlu Aykut Balk. Burada bir oto galerisi var. 23 yaşında. Daha önce 'hırsızlık ve kız kaçırmadan' sabıkası var. Bu olayı da Mert'in kaçırıldığı gün 14.10 ile 16.30 arasında gerçekleştirdiği değerlendiriliyor. Dün tabii ki öğle saatlerinden itibaren aslında bütün deliller elde edilmiş, şahsa ulaşılmıştı ancak takip ve akabinde de bu işin yakalama süreci akşam saatlerine kadar sürdü. Akşam 20.00 sıralarında şahsı aldık ancak tabii ki sizinde yakından bildiğiniz üzere bir süreç var. Sorgu süreci, adlı süreç ve tutuklama... Gece 03.00'e kadar süren bir yorucu süreçten sonra bu faili il dışına, malum hassasiyet nedeniyle gönderdik. Başlangıç itibarıyla elimizde maalesef çok güçlü veriler yoktu. Elimizdeki bu az veriye rağmen ilimizdeki 25 MOBESE kamerası ve 20 civarında da iş yeri kamerası teker teker, her birisine yaklaşık 25-30 saat zaman harcanarak incelendikten sonra belli bir neticeye ulaşıldı. Bu ulaşılan neticenin diğer materyallerle güçlendirilmesi, desteklenmesi neticesinde fail bu suçlarını itiraf etti." - "Tanışıyorlar, alışverişleri var ama onun ileri boyutu yok" Tepe, bir gazetecinin, "Katil zanlısının Mert'in ailesi arasında geçmişe dayalı bir husumet olduğu ve cinayetin bundan kaynaklanabileceğine dair söylentiler var? Emniyetin bu yönde bir tespiti oldu mu? sorusunu, "Böyle bir şey yok. Tanışıyorlar, alışverişleri var ama onun ileri boyutu yok. En azından bizim elimizde böyle bir bilgi ve veri yok" diye yanıtladı.Failin, Mert'in babası Yolcu Aydın'la tanışıklığı olduğuna dikkati çeken Tepe, şöyle devam etti: - "Pedofili olayı" "Pedofili olayı. Nedeni diye bir şey olmaz. Bunun özel bir sebebi olması gerekmiyor. Bana göre bir rahatsızlık, ciddi anlamda sapkınlık. Olay Mert kaçırıldıktan hemen sonra gerçekleşiyor. 16.30 sıralarında olay bitiyor. Şu an başka bir gözaltı yok. Failin yakınlarıyla alakalı gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Onların bu konu hakkında hassas olmaları uyarıldı. Muhtemelen bazıları geçici olarak da olsa şehir dışına çıktıklarını biliyoruz. Biz bildirdik ve çıkışlarını takip ettik." Tepe, bir gazetecinin, "Mert, nasıl gitmiş çöplüğe sorusuna da, "Arabayla. Kırmızı bir arabayla gitmiş. Bütün kamera kayıtları, maktulün üzerindeki bütün delil sayılabilecek husular teker teker bu ekip tarafından ele alındı. Bu sonuca ulaştık. Bütün adli denilebilecek delillere sahibiz. Bunların sonunda bir ikrara da sahibiz. Olayın nasıl işlendiğine dair ifadelerde dün akşam verildi" karşılığını verdi. - Televizyonlardaki MOBESE görüntüleri Vali Tepe, televizyon kanallarında yayınlanan MOBESE görüntülerine ilişkin de şunları söyledi: "MOBESE kayıtlarındaki şu anda televizyonlarda geçen görüntü, Mert'in ailesinin teşhisi sonucunda 'çocuğumuz budur' dedikleri için bir süre biz onun üzerine emniyet olarak odaklandık ancak daha sonra ki veriler bu tespitin ve teşhisin yanlış olduğu noktasına getirince diğer bilgilere odaklanıldı. Yani o ister istemez bizi biraz meşgul etti. İlimizde geçtiğimiz dönem itibarıyla 25 tane MOBESE var. Bunların görüntülerinden de yararlandık. Aynı zamanda iş yerlerinini kameralarının görüntülerini de an an, dakika dakika birleştirmiş arkadaşlar. O birleştirilmiş görüntüden bakıyorsunuz, dakika dakika çocuğun arabaya binişinden olay mahalline doğru dönüş anına kadar ve tekrar geriye döndüğü ana kadar her görüntü dakika dakika var. Bu sistemin aslımda ne kadar önemli olduğunu ne kadar bizi kesin sonuca ulaştırabilecek veriye sahip olma imkanını da bu olayla bizzat öğrenmiş olduk." Zanlının bekar olduğunu dile getiren Tepe, bir gazetecinin, "İncelenen MOBESE görüntülerinde başka bir çocuğa da tacizde bulunduğu söyleniyor" sorusuna, "Yok öyle bir şey. Bu tip söylentiler illaki çıkıyor. Şimdilik tespitimizde yok" dedi. Öte yandan Valilik önüne gelen kalabalık bir grup, çalışmalarından dolayı Vali Tepe'ye çiçek vererek, teşekkür etti. HABER YAKINLARINI SEVİNDİRDİ Kars'ta kaçırılarak öldürülen 9 yaşındaki Ziya Gökalp İlkokulu 3'üncü sınıf öğrencisi Mert Aydın'ın katil zanlısının yakalanması haberini, yakınları sevinçle karşıladı. Mert'in yakınlarından Burhan Alibeyoğlu duygularını şu cümlelerle ifade etti: “Çok mutluyum, çok sevinçliyim. Benim Mert'in bundan sonra artık huzur içinde uyuyacak. Ben hep demiştim benim Mert, huzur içinde yatmadığı sürece bende dahil olmak üzere hiç kimsede huzur bırakmayacağım dedim. Emniyet mensuplarımızın yoğun çabaları ve yoğun çalışmaları sonucu sonuca vardık. İnsanlığın yüzkarası yakalanmıştır ve Erzurum'a gönderilmiştir. Çok mutluyum. Buradan bütün Kars'a, bütün Karslıya, bize destek veren bütün Türkiye'ye, 76 milyona teşekkür ediyorum. Mert'in adına hepsine teşekkür ediyorum. Türkiye'ye ben 'Mert'in amcaları, teyzeleri' diyorum. Sizin de, hepimizin de gözü aydın olsun. Sonuçta alnımızın akıyla bu olayın içinden çıktık. Başımız dik, alnımızın lekesini sildik. Artık Mert de huzurlu, Türkiye de huzurlu. Artık herkes çoluk çocuğunu rahatlıkla okula gönderebilir. Şimdilik böyle artık herkes rahat olsun. Mutluyuz, huzurluyuz" dedi. Kars esnafı da katilin yakalanmasını sevinçle karşıladı. Vatandaşlar, yürekli yakan bu olayın ardından katilin yakalanmasının herkesi sevindirdiğini belirterek, emeği geçenlere teşekkür ettiler. Kaynak: Milliyet  turhal haber,turhal gazetesi

7 Nisan 2014 Pazartesi

Hayallerini Tokat'ta kaybetti

  Tokat'ta gazetecilik yaptığı dönemde, Evli ve iki çocuk Babası Turhal belediye eski başkan yardımcısı M.C.’nin, aşkına karşılık vermediği gerekçesiyle kendisini vurduğu için omurilik felci olduğunu iddia eden 23 yaşındaki Nuran Alkan, kendi ayakları üstünde durmak için gittiği şehirden babasının kucağında döndü. Evli ve iki çocuk babası eski Turhal belediye başkan yardımcısı M.C.'nin, aşkına karşılık vermediği gerekçesiyle kendisini vurduğu için omurilik felci olduğunu iddia eden 23 yaşındaki Nuran Alkan, kendi ayakları üstünde durmak için gittiği şehirden babasının kucağında döndü. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünde okuduğu dönem yerel bir gazetede muhabirlik yapmaya başlayan 23 yaşındaki Nuran Alkan'ın hayalleri, omurilik felci kalmasıyla yarım kaldı. Evli ve iki çocuk babası eski Turhal belediye başkan yardımcısı M.C.'nin çalıştığı gazetenin ortağı olduğunu ve kendisiyle ilişki kurmak istediğini öne süren Alkan, aşkına karşılık vermediği gerekçesiyle M.C.'nin kendisini vurduğunu ve omurilik felci kaldığını iddia etti. M.C.'nin 14 ay tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmaya devam ettiğini söyleyen Alkan, M.C.'nin ifade ettiği gibi kendi kendini vurmadığını, bunu da olay yeri inceleme raporları ile kanıtladığını belirtti. Alkan, M.C.'nin kendisine ve ailesine zarar vermesinden korktuğunu belirtti. Okumak için gittiği şehirden tekerlekli sandalye ile dönen Alkan, tek isteğinin kendi ayakları üzerinde durmak olduğunu söyledi. "GİDECEĞİM GÜN ÇEKİP VURDU" M.C. ile ilişki kurmadığı için sürekli şiddet gördüğünü ve tehditle karşı karşıya kaldığını öne süren Alkan, şiddet ve tehditlere dayanamayıp İzmir'e ailesinin yanına dönmeye karar verdiği 29 Mayıs 2012 günü gazete ofisinde M.C. tarafından vurulduğunu iddia etti. Gazete ofisinde otobüs biletlerine baktığı sırada M.C.'nin yanına gelip 'Gidiyor musun?' diye sorduğunu söyleyen Alkan, hayallerinin yarım kaldığı günü şu sözlerle anlattı: "Ofise gittim eşyalarımı toparlamaya. İzmir'e ailemin yanına dönecektim. Çekip vurdu beni. 'Benim yanımdan ayrılırsan seni öldürürüm', 'Aramıza giren senin ailenden biri olursa onları da öldürürüm' diye tehdit ediyordu. Polise gitmek istesem, tanınan biri olduğu için ilçe küçük olduğu için şahıs hiçbir şey olmadan karakoldan çıkacaktı. İşten ayrılmak isteyince, böyle bir şeyin mümkün olmayacağını söyledi. Bilet alıyordum gidiyor musun dedi çekip vurdu." "KENDİ KENDİMİ VURMADIĞIM KANITLANDI" Kurşunun sol kolundan girdiğini, sol akciğerini parçaladığını, ardından kurşunun omuriliğine kadar inerek omurilik felcine yol açtığını kaydeden Alkan, olay yeri inceleme raporlarına göre kendi kendini vurmadığını şöyle anlattı: "Hem akciğerimin bir kısmını kaybettim hem de omurilik felci kaldım. Yoğun bakımdayken suçu benim üzerime atmış, 'Nuran kendi kendini vurdu' demiş fakat olay yeri inceleme raporunda 'Söz konusu atışın bitişik atış olmasının mümkün olmayacağı, söz konusu atışın uzak atış, yaklaşık 50 cm ve üstü olabileceği kanaati oluşmuştur' deniyor. Benim kendi kendimi vurmam bu açıdan mümkün değil zaten. Şahıs beni vurduktan sonra silahı yüksek bir yere bırakıyor. Ben zaten vurulduktan sonra yürüyemiyorum. Yaralıyken silahı getirdi bir bezle benim elime tutuşturdu. Bu da raporla kesinleşmiştir. Parmak izinin silah silindikten sonra bırakıldığı veya bıraktırıldığı raporlarda yer alıyor. Dava açtık, bir yıl sonra şahıs tutuksuz yargılanıyor. Şuan dışarıda. Benim çevremdekilerden haber alıyor. Bana zarar verebileceğinden korkuyorum. Şahsın bir an önce cezasını çekmesini istiyorum." "ALTI AYLIK BEBEK GİBİ YATAĞA BAĞIMLIYIM" Üniversite okurken gazetecilik yaptığını, hayalleri olan bir insan olduğunu ifade eden Alkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gazeteciliğe devam etmek istiyordum. Üniversitemi bitirmek istedim. Kendi ayaklarımın üstünde durmak istedim ama bir anda her şey değişti ve tekerlekli sandalyeye bağımlı kaldım. Bütün hayatım bitmiş vaziyette. Altı aylık bir bebek gibi yatağa bağımlıyım. Sonda kullanıyorum. Bu sonda mesaneme zarar verdi, küçüldü. Şuan böbreklerime zarar veriyor. Yavaş yavaş iç organlarımı da kaybediyorum." "İLK YAPACAĞIM ŞEY ÇIĞLIK ATMAK" Sağlığına kavuştuğunda ilk yapacağı şeyin çığlık atmak ve koşmak olduğunu dile getiren Alkan, gün geçtikçe artan kadın cinayetleri ve şiddetle ilgili olarak şu mesajı verdi: "Türkiye'de her gün kadınlar öldürülüyor, sokak ortasında dövülüyor, engelli kalıyor. Ben bunların bir son bulmasını istiyorum. Daha 23 yaşındayım gencecik bir hayat bitti gitti. İnşallah bu duruma düşen son insan ben olurum. Başka Nuran'ların canı acısın istemiyorum." "BİR BARDAK SUYA MUHTAÇ" Nuran Alkan'ın annesi Sürgülü Alkan ve babası Ahmet Alkan da gözyaşlarına hakim olamayarak yetkililere şöyle seslendi: "İki yıldır bir bardak suya muhtaç. Yatağa nasıl bıraktıysak öyle kalıyor. Vücudu hep yara içinde. Allah kimsenin başına vermesin. İçimiz yanıyor. Bütün aile yıkıldık. Kemikleri erimeye başladı. Bir an önce tedavi olmasını istiyoruz. Eski Nuran değil artık. Gören şaşırıyor. Dayanacak gücümüz kalmadı. Yetiştirdik, demedik ki 'Vurun, öldürün, kırın elimize verin', 'Okusunlar kazansınlar, vatana millete hayırlı olsun' dedik, ama bunlar öyle yapmadılar. Evladımı vurdular elime koydular." Nuran Alkan'ın avukatı konuyla ilgili görüş beyan etmezken, tutuksuz yargılaması devam eden M.C.'den de görüş alınamadı. Kaynak: Erbaa dan com                          turhal haberleri

Turhalspor Tokat Şampiyonu

  Tokat 1.Amatör Küme'de mücadele eden ve grup lideri olarak yükselme grubuna yükselen Turhalspor finalde Erbaaspor’u 3-0 mağlup ederek Tokat İl Şampiyonu oldu.Tokat İl Birinciliği kupasını kazana futbolcular, teknik heyet ve taraftarları Turhal Belediye Başkanı Yılmaz Bekler, eski Turhal Belediye Başkanı Ali Gözen ile birlikte kutladı. Maç sonrası açıklama yapan Turhal Belediye Başkanı Yılmaz Bekler, emeği geçen herkesi kutlayarak başarının devamının gelmesini beklediğini söyledi.Öte yandan Turhalspor, Bal Ligi 4. Grup'ta mücadele eden Erbaa Güreş İhtisas Takımının kalan iki maçının sonucunu beklemeye başladı. Erbaa Güreş İhtisas takımı sezonu son iki sırada tamamladığı takdirde Turhalspor Play-off müsabakası oynamadan direk Bal Ligine yükselecek.

turhal haberleri

31 Mart 2014 Pazartesi

Turhal MHP den Duyuru

  30 Mart 2014 tarihinde yapılan seçimlerin öncelikle Turhal’ımıza ve Türk Milletine hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Biz Turhal MHP olarak, Turhal’ın bu kötü gidişatına dur demek için ilçemizin saygın yerli ailelerinden şefkatli, babacan, alçak gönüllü, dürüst Op. Dr. Bekir BAKLACI ile yola çıktık. Turhal halkına bir fırsat sunduk. Çok ciddi projelerle siz değerli halkımızın karşısına çıktık. Uzun süren seçim maratonunda yorulmadan gitmediğimiz ev, sıkmadığımız el bırakmadık. Hiç kimseyi tehdit ve baskı altında bırakmadık. Etnik ve inançlar üzerinden siyaset yapmadık. Yapamayacağımız taahhütlerde bulunmadık. İkiyüzlü siyaset izlemedik. Siz Turhallı halkımızın samimiyetine inandık, güvendik. İnanıp güvenirken de daima partimiz, Turhalımız ve adayımız Dr. Bekir Baklacı için hakkında hayırlısı ise dedik. Cenabı Allah nasip ettiyse dedik. Adayımızda zaman her aynı temennilerde bulundu. Çıkan sonuçları, hakkımızda hayırlısı bu diyerek saygıyla karşılıyoruz. Bu süre zarfında bizimle beraber olan, uzun süren seçim maratonunda yorulmadan fedakârlık gösteren bütün teşkilat mensuplarımıza, Turhallı hemşerilerimize, adayımız Dr. Bekir Baklacı ve yakın aile ve dostlarına teşekkür ediyoruz. Seçim döneminde verdiğimiz rahatsızlıklardan dolayı da Turhallı hemşerilerimizden özür diliyor, saygılar sunuyoruz